İkramiye Yıllık İzin Ücretinde Hesaba Katılır mı?
İkramiye Yıllık İzin Ücretinde Hesaba Katılır mı?

İkramiye Yıllık İzin Ücretinde Hesaba Katılır mı?

İş sözleşmesi sona eren işçiler, işten ayrılırken çıkış ödemelerini takip ederler. Bu hakların ayrıldıkları kurum tarafından kendilerine doğru ve eksiksiz olarak ödenmesini isterler. Hatta bazen çıkış öncesi ödenecek rakamları tahmini olarak hesaplar, hesabına yatan tutarla denkleşip denkleşmediğini kontrol ederler. Kıdem-ihbar ve net-brüt tutarlarının hesaplanın en kolay olduğu yolu arayanlar ise; net-brut.com sitemize başvururlar.

Özellikle yan hakların, ek ücretlerin olduğu iş yerlerinde durum biraz daha karmaşıklaşır. En yaygın ek ücretlerden biri olan “ikramiyeler” için durum nasıl değerlendirilmeli? Çalışanın kullanmadığı izinlerin işten çıkışta para karşılığı hesaplanırken, ikramiyeler de hesaba katılmalı mı?

İkramiye Nedir?

İkramiye, işçinin yaptığı iş karşılığı aldığı asıl ücrete ek olarak ödenen, işçiler arasında ayrım gözetmeksizin genellikle herkese ödenen, İş Kanunu tarafından zorunlu tutulmamış fakat iş sözleşmeleri ile zorunluluk kazanabilen bir yan hak olarak karşımıza çıkıyor. İkramiyelerin genelde belli bir periyodu bulunuyor. Periyot yıl üzerinden belirlenebildiği gibi, ay üzerinden de belirlenebiliyor. Örneğin, iki yılda 1, yılda 3 ikramiye gibi ya da üç ayda 1, altı ayda çift ikramiye gibi birçok farklı varyasyonlarla görebiliyoruz.

İkramiyenin özelliği, herhangi bir kriter ya da ayrıma varmadan tüm işçilere eşit olarak sunulmuş bir hak olmasıdır. İşçinin performansı veya verimi, yaptığı işten çıkan birim sonuç, çalışılan departman, ikramiye için bir kriter değil. Fakat ayrımı haklı kılan bir sebeple, personellere farklı tutarlarda da ikramiye ödenebiliyor. Örneğin, en az 1 yıl şirkette çalışmış kişilere 1.000 TL ödenirken, 5 yıldır çalışan işçilere 2.000 TL ödenebilir. Buna benzer bir yöntem uygulandığında dahi, aynı kritere uyan tüm işçiler için eşit şartların sağlanması gerekiyor. Yani 1 yıldır çalışan kişi, 5. yılına geldiğinde diğer kıdemdaşları ile birlikte 5. yılını tamamlayanlara verilen miktarda ikramiye alabilmeli.

İkramiye yasal olarak bir zorunluluğu olmamasına karşın, eğer iş yerinde uygulanıyorsa, tüm işçiler için zorunlu hale gelen bir ödemedir. İş yeri ikramiye uygulamasını ortadan kaldıracaksa, tüm işçilerden yazılı onayını alarak bunu yapabilir.

En az iki kez aynı dönemde peş peşe ödenmiş bir ikramiye, iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmelerinde yer almasa bile, devamındaki periyotta artık zorunlu hale gelmiş sayılıyor.

Yıllık İzin Ücreti Nasıl Hesaplanır?

İşçilerin, aynı işverene bağlı en az bir yıl çalışması durumunda yıllık ücretli izin hakkı doğuyor. Bu izin, bir sonraki hizmet yılında kullanılmak üzere işçiye veriliyor, işçinin yasal olarak bu hakkından vazgeçmesi mümkün değil. Ama doğal işleyiş gereği, işçi izinlerinin tamamını kullanamayabilir. Böyle bir durumda işçi işten ayrılırken kullanmadığı izin hakkının ücreti, gün üzerinden hesaplanarak işçiye ödeniyor. Buna yıllık izin ücreti ya da izin parası diyoruz.

İzin parası hesaplanırken dikkate alınan şey, işçinin son brüt ücreti. Daha önceki yıllardan kalan, kullanılmayan izinler bile işçinin, işten ayrıldığı aydaki ücreti üzerinden hesaplanıyor. Kullanmadığı izin günü sayısı, işçinin son günlük ücreti ile çarpılıyor.

İzin Parasına Dâhil Edilen Ek Ücretler Neler?

Çalışanın hakları bazen ücret ve ek ödemeler birlikte hesaplanırken, bazen de sadece çıplak ücretle hesaplanıyor. Yalnızca çıplak ücret dikkate alınarak hesaplanan haklardan biri: İzin parası…

İzin parası çalışanın, kullanmadığı izin günlerinin karşılığı olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle, mevzuatta da düzenlendiği gibi, izin parası hesaplanırken, işçinin çalışması karşılığı aldığı ücretin son brüt tutarının dikkate alınması gerekiyor. Bunun dışında işçiye ödenen, yemek parası, yol parası, prim, ikramiye gibi ödemeler izin parası ücretine dâhil değil.

İkramiyenin, asıl ücretin bir parçası gibi algılanması, izin parası hesabında kafa karışıklığına yol açabiliyor. İkramiye de diğer yan haklar gibi, ücretin yanında ücrete ek olarak işçiye ödeniyor. Ancak asıl ücreti temsil etmez. Bu nedenle asıl ücretten ayrı olarak düşünerek, izin parası hesaplanırken ikramiyenin dâhil olmadığı sadece çalışma karşılığı olan maaş dikkate alınmalı.

Yargıya Taşınmış İzin Parası Davaları

Konusu “ikramiyenin, izin parasında hesaba katılmaması” olan 2003/10497 Esas No’lu, 2003/23425 Karar No’lu Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin kararını incelersek, ikramiyenin ek ücret olarak kabul edildiğini bu nedenle izin parası hesabında yeri olmayacağının belirtildiğini görebiliriz.

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ – Esas Numarası: 2003/10497  Karar Numarası: 2003/23425  Karar Tarihi: 22.12.2003

ÖZET: İkramiye, işverenin işçilere, onlardan duydukları memnuniyeti belirtmek ve verimlerini artırmak amacı gibi nedenlerle verdiği ek bir ücrettir. Sosyal Yardım ise, çalışanlar bakımından ücretlerin az olması, enflasyon karşısında ücretlerdeki değer kaybından mağdur duruma düşen bu kişilerin bazı giderlerinin karşılanması amacıyla yapılan ödemeler olup, ücret olmayıp parasal yardımdır. Mahiyet itibarı ile ikramiyede sosyal yardım kavramının kapsamı içerisinde kalabileceğinden izin ücretinin hesabında ikramiyenin değerlendirilmeye alınmaması gerekir.

Davacı, yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı yıllık ücretli izin alacağına hükmedilmesini talep etmiş olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda bu alacağın davacıya ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir.

Kararı temyiz eden davalı taraf temyiz gerekçelerinde, ücretli izin alacağı hesaplanırken davacının çıplak ücretinin göz önünde tutulmadığını ileri sürmektedirler.

Gerçekten de, davacının Mart 1997 ayı ücret bordrosuna göre brüt ücreti 48.971.000 TL olup, Nisan 1997 ayı ücret bordrosunda ise ücret 86.730.120 TL olarak gözetilmektedir.

Bilirkişi son ücreti esas alarak hesaplama yapmış olup, mahkeme de bu hesaplamaya göre karar vermiştir.

Mart ve Nisan aylarında ki ücret farklılığının nedeni mahkemece irdelenmemiş olup, bu fazlalığın ikramiye gibi diğer ödemelerden kaynaklandığı intibası uyanmaktadır. Nitekim ücret bordrosunun başlığında ikramiye ücret sözleri yer almaktadır.

1475 Sayılı İş Kanununun izin ücreti başlıklı 54. maddesinde, bu ücretin hesabında 46.madde hükmü uygulanır denilmektedir.

46. maddede ise sosyal yardımların ücretlerin hesabında nazara alınmayacağı vurgulanmaktadır.

İkramiye, işverenin işçilere, onlardan duydukları memnuniyeti belirtmek ve verimlerini artırmak amacı gibi nedenlerle verdiği ek bir ücrettir. Sosyal Yardım ise, çalışanlar bakımından ücretlerin az olması, enflasyon karşısında ücretlerdeki değer kaybından mağdur duruma düşen bu kişilerin bazı giderlerinin karşılanması amacıyla yapılan ödemeler niteliğinde olup, ücret olmayıp parasal yardımdır. Mahiyet itibarı ile ikramiyede sosyal yardım kavramının kapsamı içerisinde kalabileceğinden izin ücretinin hesabında ikramiyenin değerlendirilmeye alınmaması gerekir.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacının temel (çıplak) ücretinin belirlenip bu ücret üzerinden izin ücreti hesabının yapılması gerekir. Eksik incelemeye dayanan mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi uygun görülmüştür.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 22.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

İkramiyenin 13. Maaş Olarak Ödenmesi Durumunda Değerlendirme Nasıl Olacak?

Şirketlerin usulünden farklı uygulamaları, farklı yorumları da beraberinde getiriyor. Örneğin, ikramiye benzeri ödemelere verilen “13. maaş” gibi isimler, çalışanın asıl ücretinin nasıl tespit edilmesi gerektiği konusunda bizi yanıltabiliyor. İşverenler, 1 yıl çalışma için toplam ücreti 13 maaş, 15 maaş şeklinde uygulayarak, çalışanın asıl ücretinin yıl içerisindeki ay sayısından daha fazla tutarak ödenen ek ücret tutarlarını ücretin bir parçası gibi ifade etmesi hesaplamalarda durumu değiştirmiyor. Tabii ki, işveren ve işçi kendi aralarında anlaşarak, izin ücretlerini hesaplarken farklı ödemeleri de katarak daha yüksek tutarlarda hesaplama yapabilir. Ücrete ikramiyeyi ya da 13. maaş olarak tabir edilen ödeme kalemlerini katabilir. Bunlar işçi lehine uygulamalardır, böyle uygulanmasında bir sakınca yok. Fakat izin parasını, bu ödemeleri dâhil etmeden sadece çıplak ücret üzerinden hesaplamak da doğru bir uygulama. Nitekim; 4857 Sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, “iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir.” şeklinde belirtiliyor.

Hakkında Datassist Admin

Göz atın

İşveren Avans Ödemek Zorunda mı?

İşveren Avans Ödemek Zorunda mı?

Avans nedir, kaç çeşit avans bulunuyor, işveren hangi avansı vermek zorunda? Hepsi ve daha fazlasını sizler için araştırdık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir