Ana Sayfa / Yargıtay Kararları / Alt İşveren Durumu Esas No: 2013-23403

Alt İşveren Durumu Esas No: 2013-23403

Yargıtay Kararları• İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI ( İşçinin Meslekte Geçirdiği Süre İşyerinde Çalıştığı Tarihler Meslek Unvanı ve Fiilen Yaptığı İş Bildirilerek Sendikalarla İlgili İşçi ve İşveren Kuruluşlarından Özellikle İlgili Meslek Odasından Emsal Ücretin Ne Olabileceği Araştırılarak Sonuca Gidilmesi Gerektiği )
• ALT İŞVERENLİK ( Davalılar Arasında Doğalgaz Tesisatı Yapımı İşine Ait Sözleşme Getirtilerek Davalı Anonim Şirketin Asıl İşverenmi Yoksa İhale Makamımı Olduğu Belirlenip Çıkacak Sonuca Göre Bir Karar Verilmesi Gerektiği – İşçilik Alacakları Davası )
• ASIL İŞİN BİR BÖLÜMÜNÜN ALT İŞVERENE VERİLMESİ ( İşletmenin ve İşin Gereği İle Teknolojik Sebeplerle Uzmanlık Gerektiren İşler Ölçütünün Bir Arada Bulunması Gerektiği – Davalılar Arasında Doğalgaz Tesisatı Yapımı İşine Ait Sözleşme Getirtilerek Davalı Anonim Şirketin Asıl İşverenmi Yoksa İhale Makamımı Olduğunun Belirlenmesi Gerektiği )
• GERÇEK ÜCRETİN TESPİTİ ( Bu Konuda Tanık Beyanlarının Gözetilmesi ve İşçinin Meslekte Geçirdiği Süre İşyerinde Çalıştığı Tarihler Meslek Unvanı ve Fiilen Yaptığı İş Bildirilerek Sendikalarla İlgili İşçi ve İşveren Kuruluşlarından Emsal Ücretin Ne Olabileceğinin Araştırılması Gerektiği )
• EMSAL ÜCRET ARAŞTIRMASI ( Ücretin Miktarı Hususunda Mersin Madeni Sanatkar Odası İlgili Meslek Odası Olmadığından Bu Odanın Bildiriminin Esas Alınmış Olmasının Hatalı Olduğu – Özellikle İlgili Meslek Odasından Emsal Ücretin Ne Olabileceğinin Araştırılması Gerektiği )
ÖZET : Dava, işçilik alacakları istemine ilişkindir. Altişverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 Sayılı İş Kanununun 2. maddesinde, asıl işverenaltişveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün altişverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Yapılacak iş davalılar arasında doğalgaz tesisatı yapımı işine ait sözleşmeyi getirtmek davalı anonim şirketin asıl işveren mi yoksa ihale makamı mı olduğunu belirleyip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Öte yandan çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Somut olayda, ücretin miktarı hususunda Mersin Madeni Sanatkar Odası ilgili meslek odası olmadığından bu odanın bildiriminin esas alınmış olması hatalı olmuştur. Mahkemece işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından özellikle ilgili meslek odasından emsal ücretin ne olabileceği araştırılarak sonuca gidilmesi gerekir.
DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
KARAR : 1- )Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- )Davacı, davalı A… A.Ş. yükleniminde ikmal olunan Mersin Doğal Gaz Tesisatı işinde davalı işyerinde çalışmakta iken, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, aylık net ücretinin 3.000,00 TL olduğunu ileri sürerek ihbar tazminatıyla ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen karar verilmesini istemiştir.
Davalı A… A.Ş vekili diğer davalıyla aralarında altişverenlik ilişkisi bulunmadığından, kendisinin sorumlu tutulamayacağını, asgari ücretten fazla kısım için sorumlu tutulamayacağını, belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı davaya karşı cevap vermemiştir.
Mahkemece, “davalı A… A.Ş.nin esas işinin doğalgaz dağıtım işi olduğunu tesisat yapma işinin iş organizasyonu içinde yer almadığını, alt yapı tesisi işini diğer şirkete yaptırılması işinde asıl işveren sayılamayacağı gerekçesiyle davalı A… A.Ş.’ye yönelik davanın husumetten reddine, davalı B… Ltd.’ne yönelik dava yönünden de davacının iş akdini kendisinin feshettiği gerekçesiyle ihbar tazminatı talebinin reddine, diğer alacak taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davalı şirketler arasındaki ilişkinin nitelendirilmesi bu bağlamda davacının işvereninin belirlenmesi hususunda uyuşmazlık söz konusudur.
Altişveren; bir iş yerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine dair asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde, işletmenin ve işin gereğiyle teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren alanlarda iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini, sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Altişverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamalara göre asıl işveren-altişveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.
Altişverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 Sayılı İş Kanununun 2. maddesinde, asıl işverenaltişveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün altişverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Kanunun 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereğiyle teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır. Altİşverenlik Yönetmeliğinin 11. maddesinde de yukarıdaki anlatımlara paralel biçimde, asıl işin bir bölümünün altişverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereğiyle teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yapılacak iş davalılar arasında doğalgaz tesisatı yapımı işine ait sözleşmeyi getirtmek davalı A… A.Ş.’nin asıl işveren mi yoksa ihale makamımı olduğunu belirleyip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
3- )Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 Sayılı İş Kanununda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve parayla ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel ( periyodik ) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşmeyle tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323. maddesinin 2. fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
4857 Sayılı Kanunun 8. maddesinde, işçiyle işveren arasında yazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma koşullarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. Aynı Kanunun 37. maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin istemi üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez. Ancak böyle bir husus ileri sürülsün ya da sürülmesin, muvazaa olgusu mahkemece resen araştırılmalıdır.
Çalışma belgesinde yer alan bilgilerin gerçek dışı olmasının da yaptırıma bağlanmış olması, belgenin ispat gücünü arttıran bir durumdur. Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 Sayılı Kanunun 8. ve37. maddelerinin, bu konuda işveren açısından bazı yükümlülükler getirdiği de göz ardı edilmemelidir. Bahsi geçen kurallar, iş sözleşmesinin taraflarının ispat yükümlülüğüne yardımcı olduğu gibi, çalışma yaşamındaki kayıt dişiliği önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte, belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret, sigorta pirimi, çalışma koşulları ve benzeri konularda yasal güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır. Çalışma belgesiyle ücret hesap pusulasının düzenlenerek işçiye verilmesi, iş yargısını ağırlıklı olarak meşgul eden, işe giriş tarihi, ücret, ücretin ekleri ve çalışma koşullarının belirlenmesi bakımından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında delillerin değerlendirilmesi sırasında, işverence bu konuda belge düzenlenmiş olup olmamasının da araştırılması gerekir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda davacı kaynakçı ustası olarak aylık net 3.000,00 TL ücretle çalıştığını bildirmişler, Mersin Madeni Sanatkarlar Odası tecrübeli doğalgaz kaynak ustasının günlük net 35,35 TL aylık brüt 1.060,50 TL, net 750,21tl ücret alabileceğini bildirmişler, mahkemece, davacı işçini ücretinin aylık brüt 1.060,50 TL olduğu kabul edilmiş ise de, ücretin miktarı hususunda Mersin Madeni Sanatkar Odası ilgili meslek odası olmadığından bu odanın bildiriminin esas alınmış olması hatalı olmuştur. Mahkemece işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından özellikle ilgili meslek odasından emsal ücretin ne olabileceği araştırılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik araştırmayla davacının aylık ücretinin brüt 1.060,50 TL olduğunun kabulü doğru olmamıştır.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 24.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar metninin devamı için tıklayınız.

Hakkında iskanunu

Göz atın

Ramazan Ayında Çalışanlara Ayrımcılık Yapılması

İş hayatında işçi işveren arasında bir takım uyuşmazlık yaşanmaktadır. Özellikle de Ramazan ayının yaklaşması ile …