Yurt Dışında İkamet Edenlerin Sigortalılığı
Yurt Dışında İkamet Edenlerin Sigortalılığı

Yurt Dışında İkamet Edenlerin Sigortalılığı

Yurt dışında ikamet eden ve çalışanların sigortalılığını iki açıdan ele almamız mümkündür. Yurt dışında ikamet edip Türkiye’de kurulu bir firmada çalışan veya bulundukları ülkede çalışanların sigortalılıklarını ayrı değerlendirmek gerekir.

Çalışanlar, gerek bulundukları ülkelerde gerek ülke sınırları dışında çalışma yaparak sigortalılıklarını devam ettirebilirler. Bu nedenle bazı ülkeler arasında sosyal güvenlik anlaşmaları yapılarak taraf ülkelerin vatandaşlarının çalışmalarını güvenceye alan ikili sözleşmeler gündeme getirilmiştir. Sözleşme yapılmayan ülkeler arasında da çalışma imkanı mevcuttur. Bu noktada sigortalılığa ilişkin farklar ortaya çıkmaktadır.

1. Yurt Dışında Yaşayan İşçinin Türkiye’de Uzaktan Çalışması

Yurt dışı çalışmalarının yasal olarak önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır. İş kanununa tabi işçi ile işveren arasında yapılan sözleşmeye bağlı olarak işçinin çalışma yeri belirlenebilir. Bu çerçevede yurt dışında çalışmanın devamlılığı mümkündür. Ancak SGK açısından bakıldığında yurt dışı çalışmaları, işçi ve işveren için ayrı riskler barındırabilir. Yurt dışında ikamet eden işçinin Türkiye’de kurulu olan bir firmada çalışması durumunda, çalıştığı firmada sigorta bildiriminin yapılması gerekir.

Uzaktan çalışma yapılmasında herhangi bir engel yokken, uzaktan çalışma yapan işçilerin bu çalışmalarının fiili çalışma olup olmadığı konusu önem arz eder. Yurt dışında ikamet eden işçinin pasaport kayıtları ve yurda giriş- yurttan çıkış tarihleri, SGK iş yeri dosyalarına ve SGK kayıtlarına intikal eder. İşçinin özellikle emeklilik, iş göremezlik gibi doğan hakları için SGK’ya başvurması durumunda SGK’da saklı olan dosyaları kontrol edilir. Türkiye’de bir firmada sigorta bildirimi bulunan işçinin fiilen yurt dışında olduğu, bu nedenle işçinin hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanıp dayanmadığı yönünde denetim yapılır. SGK’ya bağlı denetim ve teftiş birimlerince yapılan denetimlerde genellikle;

  • Yurt dışı görevlendirme belgeleri,
  • Yurt dışı harcırah ödemeleri,
  • İşçinin işletme adına yurt dışında yapmış olduğu görüşme kayıtları, kesilen faturalar vb. resmi belgeler,
  • Yurt dışında bulunan işçiye yapılan ödemeler (ücret, prim ikramiye vb.)

gibi hususlara bakılır. Bunlara ek olarak farklı bilgi ve belge de talep edilebilir. Ayrıyeten, yukarıdaki belgelerle iş yerinin yasal defter ve belgeleri karşılaştırılarak incelenir. Özetle, iş yeri denetime tabi tutulur ve denetim sonrası fiili çalışmaya ilişkin karara varılır. Bu nedenle, işverenin işçiye ait tüm bilgi ve belgeleri kaydetmesi ve bu kayıtların da her ay düzenli tutulması gerekir. İşçi ve işveren, tüm riskleri (denetim, iş sağlığı güvenliği tedbirlerinin kontrolü vb.) dikkate almalıdır. İşverenin uzaktan çalıştıracağı ya da ülke dışında çalıştıracağı işçisi ile ilgili iş sağlığı güvenliği tedbirlerini de alması gerekir. Bahsedilen hususlara dikkat edilmesi durumunda yazılı ek protokollerle uzaktan çalışma yapmak mümkündür.

Elbette, işçinin yurt dışında geçirdiği zamanlar aksi ispat edilmediği müddetçe her zaman şüphe ile yaklaşılacaktır. Bunu ispat etmek işçinin ve işverenin müteselsil sorumluluğu olacaktır. Özetle nihai karar işverenin kendi inisiyatifinde olup, karar alırken yukarıda bahsedilen hususların da değerlendirilmesi gerektiğini belirtmek isteriz. Mevzuatımızda uzaktan çalışma hükümleri yakın zamanda belirlenmeye başladığından dolayı bu gibi uygulamaların yasal dayanaklarına bakılarak net bir yorum yapmanın henüz güç olduğunu da ayrıca belirtmek gerekir.

2. Yurt Dışında Çalışan veya Bulunanlarının Sosyal Güvenliği

Yurt dışında çalışan Türkiye vatandaşlarının yurt dışında çalıştıkları veya bulundukları sürelerin sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülkelerdeki çalışma süreleriyle birleştirilmesi veya birleştirilen sürelerin borçlandırılması mümkündür. Aynı zamanda sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki vatandaşlarımız için de kanunen borçlanma imkanı sağlanmıştır.

  • Sözleşmeli Ülkelerdeki Çalışmaların Birleştirilmesi ve Borçlandırılması

Vatandaşı olunan ülke sınırları dışarısında çalışılabilmesi ve çalışma hayatına dair yasal sınırların çizilebilmesi için ülkeler arasında sosyal güvenlik sözleşmeleri imzalanmıştır. Yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın sosyal güvenlikleri, aile bireylerini de kapsayacak şekilde yasal çerçeveye alınmıştır. Yurt dışında çalışanların yasal dayanakları; Anayasamızın 90 uncu maddesine göre uluslararası sözleşmeler kapsamında kanun hükmünde sayılan ve yürürlüğe konulan ikili sosyal güvenlik sözleşmeleriyle, 22/5/1985 tarihinde yürürlüğe giren 3201 sayılı Yurt dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile 5510 sayılı Kanunun 5/g ve 10 uncu maddeleridir. Ülkemizle halihazırda ikili sosyal güvenlik sözleşmesi olan ve anlaşma süreci devam eden 35 ülke bulunmaktadır.

İkili sözleşmelere bağlı olarak, yurt dışındaki çalışmalarla vatandaşı olunan ülkedeki çalışmaların birleştirilmesi söz konusu olmuş ve böylece vatandaşı olunan ülkede emeklilik hakkı elde edilebilmiştir. Yurt dışında yapılan çalışmanın Türkiye’de yapılmış gibi sayılmasına imkan sağlanmıştır. Mevzuatımızda yer alan şartların sağlanmasıyla beraber emekli aylığı bağlanabilmektedir. Emekli aylığı hesaplanırken, yurt içi ve yurt dışı çalışmalar baz alınmakta ve buna göre miktar tespit edilmektedir. Bu miktar, kısmi aylık olarak adlandırılmaktadır. Emekli aylığı hesabında işçinin çalışma başlangıcı da dikkate alınır. İşçinin yurt dışındaki çalışma başlangıcı Türkiye’deki çalışma başlangıcından önceyse, yurt dışındaki çalışma başlangıcı mevzuatımıza göre de başlangıç kabul edilmekte ve emeklilik için bu tarih dikkate alınmaktadır.

İkili sözleşmesi olan ülkelerden birinde çalışanların çalışmalarını birleştirmeleri ve borçlanma yaparak kısmi aylıklarını tam aylık yapmaları da mümkündür. Çalışma için birleştirme yapmadan borçlanma da yapılabilir.

İkili sözleşme yapılan ülkeler arasında hem yurt dışında hem de yurt içinde çalışması bulunan işçilerin borçlanma yoluna gitmesi durumunda da çalışma başlangıcına dikkate edilir. Özellikle ikili sözleşmeler gereğince hizmetlerini birleştirmeden doğrudan borçlanma yapan çalışanların Türkiye’deki çalışmalarından önce yurt dışı çalışmaları mevcutsa, yurt dışı çalışmaları başlangıç sayılmamaktadır. İşçinin Türkiye’de sonradan çalışması bulunuyorsa bu tarihten, Türkiye’de çalışması bulunmuyorsa borçlanma tarihinden borçlanma süresi geriye götürülerek sigortalılık başlangıcı tespit edilmektedir.

Ancak, Torba kanun olarak adlandırılan 6552 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesine eklenen “Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerde çalışan ve bu ülkelerdeki çalışma başlangıcı Türkiye’deki çalışma tarihinden önce olanların, söz konusu sözleşmede hüküm olması durumunda yurt dışındaki çalışma başlangıçlarının emeklilik şartlarının belirlenmesinde Türkiye’de çalışma başlangıcı sayılacağı” hükmüyle, sözleşmelerde hüküm bulunması kaydıyla borçlanmalarda başlangıç olarak sayılması öngörülmüştür.

  • Sözleşmesiz Ülkelerdeki Çalışma/Bulunma Sürelerinin Borçlanılması

İkili sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerden birisine Türkiye’den görevlendirme amacıyla çalışanın gönderilmesi durumunda borçlanma yoluna gidilmesine imkan tanınmıştır. Öncelikle işçinin sigorta bildirimi yapılırken sigorta kolu “21-Türk İşverenler Tarafından Sosyal Güvenlik Sözleşmesi İmzalanmamış Ülkelere Götürülerek Çalıştırılan Türk İşçileri” olarak değiştirilerek 5510 sayılı Kanunun 5.maddesinin “g” bendi kapsamında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır. Çalışan, yurt dışında geçen süreler için borçlanma yoluyla prim ödeyebilir.

Sözleşmesiz ülkelerde çalışma/bulunma durumunda;

  • Yurt dışında geçen sigortalılık süreleri,
  • Yurt dışında geçen sigortalılık süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri,
  • Medeni durumlarına bakılmaksızın ev kadını olarak geçen (sigortalılık haricindeki) süreler için

borçlanma yoluna gidilebilmektedir. Bu sürelerin tamamı borçlanılabilir, Türkiye’de aylık bağlanmasına yetecek ve talep edilen süre kadar borçlanma yapılması da söz konusudur. Elbette işçilerin borçlanma yoluna gidilebilmesi için birtakım şartlar aranmaktadır. İşçinin borçlanma yoluna başvurması durumunda; Türkiye’de sigortalılık süresi var mı, varsa sigortalılık başlangıç tarihinin borçlanma başlangıç tarihinden önce mi, sonra mı olduğuna bakılır. Türkiye’de sigortalılık mevcutsa ve Türkiye’deki sigortalılık tarihinden öncesi için borçlanılacaksa, sigortalılık başlangıç tarihi borçlanılan gün kadar geriye götürülür. Türkiye’de çalışma yapmamış işçilerin sigortalılıklarının başlangıcı, borçların tamamının ödendiği tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Türkiye’deki borçlanma süresinden önce çalışma yapıldıysa, sigortalılık başlangıç tarihinde değişiklik yapılmayacaktır.

Hakkında Datassist Mevzuat Kulübü

Göz atın

SGK Asgari İşçilik Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri

SGK Asgari İşçilik Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri

Mimarlık ve Mühendislik hizmet bedellerinin hesabında kullanılacak yapı yaklaşık birim maliyetleri hakkında tebliğ yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir