İşveren Herkese Zam Yapmak Zorunda mı?
İşveren Herkese Zam Yapmak Zorunda mı?

İşveren Herkese Zam Yapmak Zorunda mı?

İşin ve çalışmanın var olma sebebi paradır. İşveren yapılan işe sermayesini koyar ve kar elde etmeyi amaçlar. İşçi de ücret kazanmak için çalışır. Bu nedenle, işçi-işveren ilişkisinde en hassas konulardan biri ücrettir. Ücret, piyasadaki emek arzına ve talebine göre artıp azalır. İş yerindeki işe giriş çıkışları dengelemek için de “ücret” unsuru üzerinden strateji yürütülür. Bu nedenle çalışanın ücreti sadece iş sözleşmesi yapılırken belirlenmez, zaman içinde bu ücrette artışlar yapılır. Peki, ücret arttırılmak zorunda mı? İşveren herkese zam yapmak zorunda mı? Bu yazımızda bu konuyu yasal dayanakları ile ele alacağız.

İşverenin Zam Sorumluluğu

İş ilişkisini temelde 4857 sayılı İş Kanunu ve kanunun beraberindeki yönetmelikler ve diğer mevzuat belirler. İşverenin çalışana ücret ödeme zorunluluğu, bu ücretin nasıl ve ne şekilde ödenmesi gerektiğine mevzuatta açıkça yer verilmiş. Fakat ücretin artışı ile ilgili bir kanun hükmü yoktur.

İşçi işe başlarken çalışma koşulları konusunda işverenle anlaşır ve bir iş sözleşmesi imzalar. Eğer bu sözleşmede ücret zammı konusunda anlaşılmışsa, işveren buna uygun hareket etmekle yükümlüdür. Ama böyle bir hüküm iş sözleşmesine ya da toplu iş sözleşmesine eklenmemişse, o zaman zam konusundaki tüm inisiyatif işverene bırakılmıştır. İşveren, yıllık veya dönemlik planlamalarında ücret zammına karar verir ya da bir zam uygulamaz. İşçi işverenden zam talep edebilir. Ama işverenin bu talebi karşılama zorunluluğu yoktur.

İşverenin arttırmak zorunda olduğu tek ücret, asgari ücrettir. Asgari ücretle çalıştırılan işçilerin ücretleri mutlaka devletin belirlediği tutar üzerinden güncellenmelidir. Asgari ücretin üzerinde kalan diğer ücretler için, asgari ücretin altında kalmadığı sürece zam zorunluluğu yoktur. Enflasyon rakamlarına göre ücretin erimesi ile ilgili kanunda maalesef bir düzenleme yer almıyor. Bu konuda yalnızca, “işverenin zam yapma yükümlülüğünün olmamasının, enflasyon oranında ücret güncelleme yükümlülüğünün de olmadığı anlamına gelmediğini” vurgulayan bir Yargıtay kararından söz edebiliriz.  (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2017/5909 Esas No’lu, 2017/5823 K.) Bu kararda, işverenin işçiye düzenli olarak zam yapmak zorunda olmadığını fakat enflasyon nedeniyle paranın değişen değeri göz önünde bulundurarak, iş sözleşmenin kurulurken belirlenmiş şartları korumak amacıyla işçinin ücretinin enflasyona göre güncel tutulması gerektiği belirtilmiştir. Enflasyon rakamına göre ücretin güncel tutulması ile ücrete zam yapılması aynı görülmemelidir. Ücretin aynı değerinin korunması ile işçinin alım gücü de ilk işe girdiği dönemdeki alım gücü ile aynı değerde kalacaktır.

Ücretin Eksik Ödenmesi

Sözleşmesinde zam konusunda belli kriterlerde anlaşılmasına rağmen, iş sözleşmesi koşulları uygulanmayan işçilerin işten kaçınma ya da iş sözleşmesini tazminatını hak ederek sonlandırma gibi hakları vardır.

İş Görme Borcunu Yerine Getirmekten Kaçınma: Ücret ödeme gününün üzerinden 20 gün geçmesine rağmen ücreti kendisine ödenmeyen (mücbir nedene dayalı ödenmemesi hali hariç) işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. İşveren böyle bir durumda işçiyi işten bu sebeple çıkaramaz, işi başkasına yaptıramaz.

Tazminat Hakkını Alarak İş Sözleşmesini Sona Erdirme: İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshini düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. Maddesinin e bendi gereği, “İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse” işçi haklı nedenle sözleşmesini feshedebilir, varsa kıdem tazminatını hak ederek işten ayrılabilir.

Eşit Davranma İlkesi

İşverenin zam konusundaki tek taraflı iradesini sınırlayan unsurlardan en önemlisi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesi gereği Eşit Davranma İlkesi’dir.

Zam konusunda kendi inisiyatifi ile aksiyon alabilen işveren, bu konuda iş yerindeki hak eşitliğini mutlaka sağlamak zorundadır. Yapılacak zamlarda çalışanların ölçülebilen performanslarına göre değişik oranlar belirleyebilir. Ama bu oranlar mutlaka geçerli gerekçelere dayanmalı ve ölçülebilir olmalıdır. Aynı şartlarda olan iki işçiden birine zam uyguluyorken, diğer işçiye hiçbir geçerli gerekçe olmadan zam uygulamıyorsa bu “ayrımcılık” anlamına gelir ve eşit davranma ilkesine ters düşer. Böyle bir durumda işçinin konuyu yargıya taşıdığında, işverenin gerekçelerini ispatlayacak kanıtları yoksa haksız görülecektir.

Yine aynı “eşit davranma ilkesi” gereği, çalışanın hamile olması, kadın olması, belirli süreli iş sözleşmesi olması, dini, dili, ırkı gibi nedenlere dayanarak bir işçinin ücreti diğerine göre düşük tutulamaz, düşük zam uygulanamaz.

Hakkında Datassist Admin

Göz atın

İşe İade Süreci Sonrası İşe Davet

İşe İade Süreci Sonrası İşe Davet

İşe iade edilecek işçinin bu süreçte nasıl ilerlemesi gerekir? İşverenin işçiyi yeniden işe başlatması gereken süre nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir